Goldman Sachs, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla sonuçlanan (Brexit) sürecinin Birleşik Krallık ekonomisine daha yüksek enflasyon ve çok daha zayıf büyüme ile ciddi zarar verdiğini bildirdi.
Goldman Sachs analistleri Birleşik Krallık’ın reel GSYİH’sinin bu yüzden %5 oranında küçüldüğünü ortaya koydu.
Goldman Sachs tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre Birleşik Krallık ekonomisi, Haziran 2016’daki Brexit referandumundan bu yana ticaret ve yatırımlarda yaşanan düşüş nedeniyle Avrupa Birliği’nden hiç ayrılmamış olsaydı olacağından %5 daha kötü durumda.
Goldman Sachs Avrupa Başekonomisti Sven Jari Stehn liderliğindeki bir ekip, bu yavaşlamanın Birleşik Krallık’ın kişi başına düşen GSYH’sinin COVID-19’dan bu yana durgunlaştığını, 2016 referandumundan bu yana sadece %4 arttığını, buna karşılık Euro bölgesinde %8, ABD’de ise %15 artış olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği’nden ayrıldıktan sonra Birleşik Krallık, gelişmiş ekonomilere kıyasla çok daha yüksek bir enflasyona maruz kaldı. Brexit’in gerçekleştiği 2016’dan bu yana ülkenin tüketici fiyatları %31 artarken, bu oran ABD’de %27 ve Euro Bölgesi’nde %24 olarak ölçümlendi.
Goldman Sachs’ın çalışması, Birleşik Krallık’ın ekonomisini AB’den hiç ayrılmamış olduğu varsayımıyla yeniden değerlendirdi. Ticaret hacmindeki düşüş, yatırımlardaki azalma ve AB’den ayrılma kararının işgücü piyasası üzerindeki etkileri incelendi.
Birleşik Krallık’ın dış ticaret hacmi (toplam ithalat ve ihracat), AB ile daha yüksek ticaret engelleri ve bunun sonucunda tedarik zincirlerinde meydana gelen kayma nedeniyle benzer ülkelere kıyasla yaklaşık %15 daha düşük.
Rapora göre, İngiltere’nin hem AB’ye hem de dünyanın geri kalanına yaptığı mal ihracatı Brexit’ten bu yana keskin bir düşüş gösterirken, ülkenin toplam ihracatının %40’ını oluşturan hizmet ihracatı aşağı yukarı aynı seviyede kaldı.
Birleşik Krallık’taki yatırımlar da Brexit’ten bu yana, referandumu takip eden yıllardaki belirsizliğin ve ağır darbe alan şirketlerin geri çekilmesinin bir sonucu olarak duraklamıştır.
Toplam yatırım, İngiltere’nin AB’den hiç ayrılmamış olması durumuna kıyasla %5 daha düşüktür.
Stehn ve ekibine göre durum, AB dışındaki ülkelerden gelen insanların neden olduğu genel göçteki artışa rağmen, İngiltere’nin işgücü piyasasındaki esnekliği azaltan AB göçündeki düşüş nedeniyle daha da kötüleşti.
Brexit’ten önce Birleşik Krallık’a göçün çoğu çalışmak için gelen AB göçmenlerinden kaynaklanıyordu. Şimdi ise Birleşik Krallık’a giriş yapanların çok daha büyük bir kısmını, ülkenin işgücünü artırmada çok daha az etkisi olan öğrenciler oluşturuyor.
Brexit’ten bu yana Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasındaki akışlar da tersine dönmüş, Avrupa’dan net göç 2016’da yılda 300.000’den fazla olan zirve noktasından bugün net negatif seviyelere düşmüştür.
Goldman ekonomistleri, bu göç eksikliğinin İngiltere’nin işgücü piyasasının sıkılaşmasına yol açtığını ve bunun da ülke ekonomisindeki enflasyonu şiddetlendirdiğini söyledi.
